Tweet Share
Microsoft 1980?de IBM ile yaptığı anlaşmada, DOS işletim sistemini IBM dışındaki bilgisayar firmalarına da lisanslama hakkını elde etmişti. Böylece Microsoft kendi işletim sistemini yaygınlaştırıp, inanılmaz bir hızda büyüdü. IBM ile aynı işletim sistemini kullandıklarından, müşteriler açısından rakiplerinin ürünleri IBM?inkilerden farksız ve fiyatları yüzünden daha avantajlı hale geldi. Bu yüzden IBM, rakipleri ile rekabet edebilmek için ürünlerinin fiyatlarını sürekli aşağıya çekmek zorunda kaldı. Bu tarihsel gelişmelerin sonucunda, günümüzde Microsoft her yıl kâr rekorları kırarken, donanım üreticileri oldukça düşük kâr oranları ile birbirleri ile rekabet etmeye ve bu esnada ayakta kalmaya çalışıyorlar.
Tarih tekerrürden ibarettir ve bugün, aynı durum cep telefonları piyasasında da yaşanmaktadır. Ticari başarısızlıkları nedeniyle zarar etmeye başlamış olan üretici firmalar, yazılım geliştirme/lisanslama maliyetlerini kısıp bir an önce yüksek kârlar elde edebilmek için Google?ın geliştirip ücretsiz olarak dağıttığı Android işletim sistemine sarıldılar. Fakat bunun sonucunda ürünlerin hepsi birbirine benzemeye başladığı için, donanım üreticileri farklılık yaratabilmek adına hem Android için değişik arayüzler geliştirmeye başladılar...ve dolayısıyla yeniden yazılım geliştirme maliyetlerini arttırdılar, hem de birbirleriyle rekabet edebilmek için kâr oranlarını düşürdüler.
2007 yılında piyasaya giren Apple iPhone?un sektörü değiştiren en önemli yeniliklerinden biri, cihazın üzerindeki işletim sisteminin yeni sürümlerine güncellenebilmesiydi. Apple bu şekilde müşteri memnuniyetini ve dolayısı ile tercih edilirliğini oldukça arttırırken, tüketicilerde aynı davranışı diğer üreticilerden de görme beklentisi yarattı. Google?ın Android?i epey hızlı bir şekilde geliştirip, işletim sistemine her yeni sürümde bir çok özellik eklemesi ise bu beklentiyi iyice güçlendirdi.
Tüketicilerin sürekli güncel kalabilen cihazlara sahip oldukları sürece, ellerindekinden pek farkı olmayan yeni cihazları satın almayı tercih etmediği bilinen bir gerçektir. Bu yüzden, zaten zor durumda oldukları için Android?e sarılmış olan donanım üreticileri, cihazların taşıdıkları işletim sistemini güncelleme fikrine pek sıcak bakamadılar. Üreticiler kullanıcıların gittikçe artan güncelleme taleplerine karşılık, açıkça yalan olan ?cihazlardaki özel Android arayüzlerinin, işletim sisteminin yeni sürümlerine uyarlanmasının güçlüğünü (!)? öne sürdüler.
Bir diğer Android?li cihaz üreticisi olan LG ise, geçtiğimiz günlerde müşterilerinin güncelleme taleplerine karşılık vermemek için yeni bir yöntem denedi. Bu yılın Ekim ayında duyrulup yakında piyasaya çıkacak olan Optimus S modelinin Android?in yeni duyrulan 2.3 sürümüne ne zaman güncelleneceğini merak eden bir kullanıcı, LG Amerika?nın Facebook sayfasında bunu sordu. Aldığı cevap, ?Android 2.3?ün en az 1 GHz saat hızında bir işlemci gerektirdiği ve Optimus serisinin 600 MHz saat hızındaki işlemciye sahip olduğu için bu yeni sürüme güncellenemeyeceği? şeklindeydi.
Ancak Google?da Android arayüz mühendisi olarak çalışan Romain Guy, Twitter üzerinden ?Android?in 2.3 sürümünde herhangi bir minimum işlemci gereksiniminin olmadığını, olsa en başta kendisinin bileceğini? ifade ederek LG Amerika?nın savunmasını açıkça yalanlamış oldu. Üstelik bunun ardına LG, olayın yaygın bir şekilde duyulmasından dolayı Facebook üzerindeki soruyu ve cevabı kaldırdı ve böylece açıklamalarının yalan olduğunu kabul ve itiraf etmiş oldu.
?Mobil cihazlarda CPU hızı yanılgısı? başlıklı yazımızda ıspatladığımız üzere, rakiplerinden çok daha kuvvetli işlemcilere ihtiyaç duyduğu için donanım üretim maliyetlerini arttırıp, kullanıldığı cihazların pil ömrünü azaltan ve bir spyware olduğu bilinen Android?in, üreticiler tarafından bu şekilde oyunlara alet edilmesi bizim pek hoşumuza gitmedi. Sizler de düşüncelerinizi aşağıya yorum bırakarak, hem bizlerle hem de diğer okuyucularımızla paylaşabilirsiniz.


LinkBack URL
About LinkBacks











Alıntı ile Cevapla



